ŞÜRNBLÂLÎ (Ebü’l-İhlâs Hasen bin Ammâr) HAYATI

ŞUAYB ALEYHİSSELÂM

ŞÜRNBLÂLÎ

On yedinci yüzyılda yetişmiş Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Hasan bin Ammâr bin Ali el-Mürîd’dir. Künyesi Ebü’l-İhlâs’tır. Şürnblâlî veya Şerblâlî diye meşhur olmuştur. 1586 (H.994) senesinde Mısır’da doğdu, 1658 (H.1069) senesinde vefât etti.

Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Şürnblâlî, Şeyh Muhammed Hamevî’den ve Şeyh Abdurrahmân-ı Mesîrî’den ders okudu. Fıkıh ilmini meşhur Hanefî fakîhi Abdullah-ı Nakrirî’den, Allâme Muhammed Muhibbî’den ve Şeyhul-imâm Ali bin Ganim el-Makdisî’den öğrendi. Asrının en meşhûr fıkıh âlimlerinden oldu. İsmi ve şöhreti her yerde duyuldu. Asrında fıkhî meselelerin delîli olan nassları (âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfleri) ve onların kâidelerini en iyi bilen o idi. Kalemi kuvvetli olup, herkes ona gelip fetvâ sorardı.

Kâhire’de Câmi-ul-Ezher Medresesinde müderrislik yaptı. Uzun zaman tedrisâtla meşgul olup, büyük bir şöhret kazandı. Pekçok âlim yetiştirdi. Ondan ilim tahsil edenlerden bâzıları; Allâme Ahmed Acemî, Seyyid Ahmed Hamevî, Şeyh Şâhin Ermenâvî, Allâme İsmâil Nablusî gibi kimselerdir. Zamânının fakihleri onun üstünlüğünü kabul ve tasdik etmişlerdir. Fıkıh ve diğer ilimlere dâir birçok eser yazmıştır. 1658 senesinde Ramazân-ı şerîf ayının on birinci Cumâ günü ikindi namazından sonra Mısır’da vefât etti.

Eserleri:

1. Nûr-ul-İzâh ile bunun şerhi olan Merâkıl-Felâh’ı, fıkhın ibâdetler kısmıyla ilgili olup pek kıymetli ve temel eserdir.

2. Gunyetü Zevil-Ahkâm fî Buğyet-i Dürer-il-Hükkâm; Molla Hüsrev’in Dürer ve Gurer adındaki Hanefî fıkhına âit eserine yazdığı güzel bir hâşiyedir.

3. İbn-i Vehbân’ın Manzûmesi’nin şerhi.

4. Merâk-üs-Seâde; kelâm ilmine dâirdir.

5. Ikd-ül-Ferîd fî-Cevâz-it-Taklîd. Bunlardan başka risâleleri de vardır.

TARIK ÜNLOĞLU KİMDİR, TARIK ÜNLOĞLU HAYATI,

Reşat Tarık Ünlüoğlu (d. 16 Kasım 1957 – ö. 1 Ekim 2019), Türk Tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu.

İzmir Namık Kemal Lisesi’nden mezun olduktan sonra, Ankara Devlet Konservatuvarına girdi. Bir yıl Opera okuduktan sonra, Tiyatro bölümüne geçti. Yirmi yılı aşkın süre Ankara Devlet Tiyatrosu’nda görev yaptıktan sonra, İstanbul Devlet Tiyatrosu’na tayin oldu. Tiyatro aktörlüğünün yanı sıra birçok Sinema, Televizyon ve seslendirme çalışmaları da yapmıştır, Son olarak Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’da yer alan ve bir süredir hastanede tedavi gören ünlü oyuncu Tarık Ünlüoğlu 61 yaşında yaşamını yitirdi. Tarık Ünlüoğlu neden öldü? sorusu en çok araştırılan konu başlıkları arasında yer alıyor. Son dakika haberiyle birlikte usta oyuncunun ailesi ve sevdikleri yıkıldı…

Geçtiğimiz ay akciğerinde yaşadığı problem yüzünden hastaneye kaldırılan Tarık Ünlüoğlu’ndan acı haber geldi! Kurtlar Vadisi’nde “Testere Necmi”, Eyvah Eyvah’ta “Edremit” ve Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’da “Ünal Kaplan” rolleriyle hafızalara kazınan usta oyuncunun akciğerlerinde yaşadığı problem nedeniyle hayatını kaybetti. Usta oyuncu uzun süredir tedavi görüyordu.

TARIK ÜNLÜOĞLU KAÇ YAŞINDAYDI?

Ünlü oyuncu Tarık Ünlüoğlu 61 yaşında hayatını kaybetti. Usta oyuncu bir süredir hastanede tedavi görüyordu.

BÜYÜK PROJELERİN USTA İSMİYDİ

Usta oyuncu Tarık Ünlüoğlu tiyatro kariyerinin dışında Türkiye’de özellikle son 20 yıla damga vurmuş birçok büyük projede yer aldı. Kurtar Vadisi, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizileri bu yapımlardan bazıları olarak biliniyor.

Ece Üner kimdir? Spiker Ece Üner kaç yaşında ve nereli?

Güzel spiker Ece Üner kimdir? Arda Turan ve şarkıcı Berkay arasındaki davada çıkan karar yorumuyla gündeme gelen Ece Üner’in hayatı merak ediliyor. İşte Ece Üner kimdir sorusunun cevabı…

Ece Üner sosyal medyada çok konuşulanlar arasına girdi. Genç ve yetenekli spiker Ece Üner’in hayat hikayesi birçok kişi tarafından merak ediliyor. Peki Ece Üner kimdir?

ECE ÜNER KİMDİR, KAÇ YAŞINDA?

Ece Üner, 1981 yılında doğdu. Bir dönem CNN Türk’te genel müdürlük yapan Dinç Üner’in kızıdır. Liseyi Koç Özel Lisesi’nde bitirdikten sonra Koç Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde Fransızca dil eğitimi, Brüksel’de ise Avrupa Birliği konusunda eğitim aldı. Uzun bir süre CNN Türk’te çalıştıktan sonra Habertürk’e geçmiştir. Günümüzde Habertürk’te Enine Boyuna isimli programı hazırlayıp sunmaktadır.

Ece Üner, kariyerine Avrupa Birliği muhabiri olarak başladı. Bir süre NTV’de çalıştıktan sonra 2006’da, CNN Türk’ün spor servisinde çalıştı ve haftasonu spor haberlerini sundu. Mart 2007’de CNN Türk’te Orkun Yazgan ile birlikte Yeni Gün isimli haber programını sunmaya başladı. Ağustos 2009’da Habertürk’e geçti. 2010’da Olduğu Gibi adlı tartışma programını, 2011’de ise Akşam Raporu isimli haber programını sunmaya başladı. 2012’den beri Enine Boyuna’yı sunmaktadır. 6 Ocak 2014’ten itibaren Ece Üner Show TV Ana Haber’i sunmaktadır.

SÜLEYMAN TURAN KİMDİR, SÜLEYMAN TURAN HAYATI,

Süleyman Turan kimdir?

Süleyman Turan, 19 Kasım 1936 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğmuştur. Gerçek Adı Süleyman Başturan’dır. İlk, orta ve liseyi Kadıköy’de okudu. Liseyi Haydarpaşa Lisesi’nde bitirdi. Daha küçük yaşlarda sanata karşı meraklı olduğu için halkevlerine girer çıkardı. Oralarda çalışmalar yapan resim hocalarının atölyelerine katılır resim yapmayı öğrenirdi.

Daha sonra İstanbul Üniversitesi ingiliz Filolojisine girer, ancak üçüncü sınıfa kadar okuyabildi.Yedek subay olarak askere gitti. O sırada Kore savaşı vardır. Gönüllü olarak Türk birliğine katılır ve Japonya’ya gider. Bir gün, Japonya’da askerler arasında bir yetenek yarışması düzenlenir. Bu yarışmaya Türk askerler ingilizce yazılan bir piyes ile katılır ve oyun birinci seçilir. Bu onun sahne sanatlarına başladığı ilk denemesi olmuştur. Yine bir gece Tokyo’da bir gece kulübüne gittiklerinde bir film çekimine şahit olurlar. Brezilya-Japonya co-prodüksiyonu olan bir filmdir bu. Bu filmde figüran olarak oynar. Askerliği bitmesine rağmen Türkiye’ye dönmez ve uzun bir süre uzak doğu ve Amerika’da macera yaşar.İlk kez sahneye İstanbul’da bir tiyatro oyunuyla çıktı.

Oynadığı ilk film Osman Seden’in yönettiği ve baş rollerde; Türkan Şoray, Tamer Yiğit, Öztürk Serengil, Hulusi Kentmen’in olduğu “Sayın Bayan” adlı filmdi.Süleyman Turan, bir dönem de dergi ressamı olarak çalıştı. Filmlerin dışında uzun zaman karikatür ve resim yaptı. Çizimleri uzun zaman “Akbaba” dergisinde yayımlandı. Önce Akşam gazetesinde başladı çizgi roman çizmeye. Senaryolarını da o yazıyordu. Bu arada afişlende 15 yıldan fazla çizgi roman çizdi. Hafta sonlarında ise Veli Efendi’de “At yarışları”nda bilet satar.Tiyatro ve sinemaya karşı aşırı bir ilgisi vardır. İngiliz filolojisinde okurken her gece Gürdal Onur adlı arkadaşının oynadığı tiyatronun kulisine takılmaktadır. Sürekli gidip geldiği bu yer, ünlü tiyatro sanatçısı Saim Alpago’nun kurduğu özel tiyatrodur. O kadar sık gider ki oyunu adeta ezberlemiştir. Bir gün Selim Naşit tiyatroya gelmeyince onun oynadığı rolü alır.

1962′de Tiyatroya başlar. “Harput’ta Bir Amerikalı” oyununda başrol bile oynadı.1963 yılında Ses dergisinin açtığı yarışmayı kazanarak sinemaya adım attı. Aynı yarışmada o yıl Ajda Pekkan ve Ediz Hun birinci seçilerek sinemaya adım atmışlardır. Bu sırada Kemal filmdeki bir yetkili onun soyadını çok uzun bulur ve Başturan’ı Turan olarak değiştirir. “Sayın Bayan” filmi ile Türk sinemasına adım atar. Oldukça küçük bir roldür bu. Sonraki filmi “Koçum Benim”‘de ise koca bir rolü vardır. Bu filmde Türk sinemasının kralı Ayhan Işık ile beraber oynar. Genellikle ‘esas oğlan’ın sadık dostu rollerinde, sevecen tiplemesiyle başarılı olup beğeni kazanmıştır.

1970 senesinde “Dikkat Kan Aranıyor” adlı filmde Ekrem Bora ile rolleri paylaşmış, akıl hastanesinden kaçan deli rolü ile olağanüstü bir performans göstermiştir. 1971 senesinde Yılmaz Güney ile “Yarın Son Gündür” adlı filmi çevirir. Bu filmdeki rolü ile de 9. Antalya Film Şenliğinde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü alır. 1972 yılında Antalya Film Festivalinde, “Güllü” ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödüllerini almıştır.

70′li yıllarda Türk sinemasıbirkaç sene sinemadan uzaklaşarak çizgi-roman ve senaryo yazarlığı yaptı. Bu sırada TRT’den gelen bir teklifi değerlendirir ve sesli çekilen ilk dizi filmlerden biri olan “Sarıpınar 1914″ de oynar.

Üç tane de film senaryosu yazmıştır. Bunlar; Dönme Dolap (Sinema Filmi)1983, Baş Belası (Sinema Filmi)1982, Sevgili Dayım (Sinema Filmi)1977 filmleridir.

İSMAİL KÜÇÜKKAYA KİMDİR, İSMAİL KÜÇÜKKAYA HAYATI,

İsmail Küçükkaya (d. 20 Ocak 1972, Simav), Türk gazeteci ve haber sunucusu.

Hayatı

İsmail Küçükkaya, 20 Ocak 1972’de Yunus ve Halise Küçükkaya’nın oğlu olarak Kütahya’nın Simav ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Simav’da tamamladı, ardından 1993’te Gazi Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü bitirdi. 2002’de ilk eşinden ayrılan Küçükkaya, 10 Temmuz 2016’da Öğretmen Eda Demirci ile evlendi. Hafta içi her sabah İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat programını sunmaktadır.

NEV KİMDİR, NEV HAYATI, ŞARKICI NEV GERÇEK ADI,

Nev kimdir? Nev’in asıl adı ne?Ünlü müzisyen Nev’in asıl adı Nevzat Doğansoy’dur. Altı adet albümü bulunan Nev üniversite hayatında gitar eğitimine başladı. Peki Nev kimdir? İşte Nevzat Doğansoy hakkında merak edilenler…

Nevzat Doğansoy ya da bilinen adıyla Nev 24 Aralık 1968 yılında İstanbul’da dünyaya geşldi. Şarkıcı, besteci ve söz yazarı olan Nev üniversite bittikten sonra kendisinden beklendiği üzere iş hayatına atıldı ama bu süreç müzikle bir arada devam etti. Haberimizin devamında Nev’in biyografisini bulabilirsiniz.

NEV KİMDİR?

Nev, İstanbul doğumlu. Müziğe mandolinle başladı. Sonraki yıllar üretim boyutuna zemin hazırlayan; dinleyerek, yeni müzikler keşfederek, koleksiyon yaparak geçirdiği ve müzikal kimliğinin temelinin atıldığı yıllar oldu.

Üniversite 2. sınıfta bir elektro gitar aldı ve gitar eğitimine başladı. 5. ayın sonunda sahnelerdeydi. Üniversite eğitimi boyunca yaz aylarında güneyde müzik yaptı. Onu bugünkü duruşuna hazırlayan bu süreç, müzikal gelişiminde ciddi bir yer tuttu.

Üniversite bittikten sonra kendisinden beklendiği üzere iş hayatına atıldı ama bu süreç müzikle bir arada devam etti. 1995 yılında Hakan Özer, Kıvanch K. ve Tolga İnci’den oluşan Chantage’la Cool Bar’da müzik yaptı. Bu tarihlerde Adidas ve Slazenger gibi markaların ürün müdürlüğünü yaptı. Zamanla bestecilik kimliği ağır basmaya başlayınca, artık bir yol ayrımında olduğunu fark etti ve tamamen müziğe konsantre oldu, çünkü artık birikimi üretime dönüşme noktasına gelmişti. 2000 yılında, Teoman’ın daveti üzerine katıldığı Türkiye turnesinde, Ege ve Akdeniz şeridinde 100.000’e yakın kişinin reaksiyonunu deneyimleme fırsatı buldu.

Üç yıla yayılan özenli bir stüdyo çalışmasının ardından, tüm beste ve sözleri kendisine, Kıvanch K.’nın bir parçadaki remix’i dışında düzenlemeleri Hakan Özer’e ait olan; Özkan Uğur, Göksel, Tuba Önal gibi isimlerin yer aldığı ilk albümü Her Şeye Rağmen müzik marketlerde yerini aldı. Özellikle “Zor” parçasıyla büyük bir çıkış yakalayan Nev, engelliler için yazdığı “Her Şeye Rağmen” şarkısını da albümün ismine verdi.

2004 Temmuz ayında müzik marketlere sunduğu Sen Gibi albümüyle müzikteki başarısını kanıtladı. Kendi müziğini rock pop gibi belli tarz kalıpların içerisine sokmayan Nev bu albümle birçok müzikseverin yüreğinde yer etti. Yaptığı albümün ardından 2004 yılında Coca-Cola sponsorluğunda Türkiye’nin çeşitli illerinde birçok konser verdi. Yine 2004 yılının Mayıs ayında başlayan ve Haziran ayı boyunca devam eden, Türkiye genelinde 24 şehirde gerçekleştirilen Fanta gençlik festivalinde Candan Erçetin, Beyazıt Öztürk(Beyaz), Harem ve Çilekeş’le sahne aldı…

Nev 3 yıllık aradan sonra 2007 yılının ağustos ayında çıkardığı Işığım Ve Gölgem albümüyle müzikseverlere merhaba dedi. Işığım ve Gölgem, Nev ve Naim Korudağ prodüktörlüğünde 1,5 yılda hazırlandı. 12 şarkının yer aldığı albümde, Kör Kuyular ve Kelebek şarkılarının 2 farklı versiyonu yer almakta. Albümdeki tüm şarkıların söz ve besteleri Nev’e ait. Ayrıca albümde soloları da Nev hazırladı.

80’lerin naif ve lirik anlayışını 2000’lerin sounduyla birleştiren Nev, her zamanki samimi tavrıyla kendi hikâyelerini ve aynası olduğu hikâyeleri anlatmaya devam ediyor. Alaturka tınıları Pop-Rock merkezinde uyarlayan sanatçı, Işığım ve Gölgem’i kendisi ile yüzleşmek, gölgesine sahip çıkmak, bazen bir kelebeği özgürce dokunmadan sevebilmek, ayrılık, acı, mizah gibi temalara değinen bir albüm olarak nitelendiriyor.

Nev kendi albümünün yanı sıra prodüktör ve şarkıcı Ercan Saatçi’nin kendisine ait müzik şirketi Rec by Saatchi’den çıkan Mucize Nağmeler adlı alaturka albümünden ‘ Kimseye Etmem Şikayet ‘ adlı eseri seslendirdi. Ayrıca Nev, Türk Rock Müziği’nde 20 yıldır gitarist ve prodüktör olarak yer alan “Tanju Eren”in, 40 yaşına özel hazırladığı albümünde İkisi Bir ‘i seslendirdi. Nev çıkardığı ‘Işığım ve Gölgem’ albümünün ardından 2007’de 13 üniversite tarafından ‘En İyi Erkek Şarkıcı’ seçildi. Nev; Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ, Yıldız Teknik Üniversitesi gibi Türkiye’nin en büyük üniversitelerinin yaptığı anketle En İyi Erkek Vokal kategorisinde diğer adayların önüne geçti.

3 albümün arkasından yoğun geçen konser ve bar çalışmalarıyla 2001 senesinden bu yana Türkiye çapında 400’e varan konser verdi. Özellikle 2009 Mayıs’ında verdiği 8 üniversite konseri büyük bir ilgi gördü ve 180.000’i aşkın izleyici kitlesi yakaladı. Nev’in en büyük ilgi gördüğü konser ise yaklaşık 60.000 izleyicisiyle Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde gerçekleşti.

Nev, 16 Haziran’da çıkan yeni albümü Bir Nev-i Alaturka ile sevenlerinin karşısına yeniden çıktı. Yeni albümün ilk klip çalışması ‘Mazideki Aşk’ parçasına oldu. Bir Nev-i Alaturka albümü cd ve plak olarak raflarda yerini aldı.Hazırlıkları iki yıl süren projede; eşsiz Türk Sanat Müziği eserlerini Rock, tango, latin ve rembetika tınılarıyla yorumlandı. On şarkının yer aldığı, prodüktörlüğünü Nev’in, sanat danışmanlığını Hasan Esen’in üstlendiği albümün masteringi New York’ta Sterling Sound stüdyosunda Tom Coyne tarafından yapıldı.

Klasik alaturkaya ilgiyi arttıracak farklı bir tarza sahip olan albüm sayesinde; Kemani Serkis Efendi’nin, “Kimseye Etmem Şikayet”i, Kaptanzade Ali Rıza Efendi’nin, “Akşam Misafiri”i, “Denizde Akşam”ı, Yıldırım Gürses’in “Mazideki Aşk”ı, Dede Efendi’nin “Ey Büt-i Nev Eda”sı dinlenebilmektedir. Bu albümde geçmişe doğru kimi zaman hüzünlü kimi zaman coşkulu ve muhabbet dolu duygular benimsenmektedir.“Ben Küskünüm Feleğe”, ”Sevmekten Kim Usanır”, “Şimdi Uzaklardasın”, “Sensiz Olamam” gibi duymaktan keyif alınan eserleri seslendiren albüm nitelikli olmasıyla öne çıkmaktadır. Bir Nev-i Alaturka albümünde klasik alaturka ve Anadolu’nun farklı renklerini ile yorumlamaktadır.

SERMİYAN MİDYAT KİMDİR, SERMİYAN MİDYAT HAYATI,

Sermiyan Midyat (d. 2 Aralık1974, Ankara) Kürt kökenli Türk oyuncu, yönetmen ve senarist.

Anne ve babası Kürt olan Midyat, 2 Aralık 1974’te Ankara’da doğdu. 1998 yılında sınavla girdiği Nöbetçi Tiyatro’da (Ortaoyuncular) Ferhan Şensoy, Derya Baykal, Rasim Öztekinve Tuncel Kurtiz’den tiyatro eğitimi alan Sermiyan Midyat, 1993 yılından 1996 yılına kadar Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde akademik tiyatro eğitimi gördü. 1994 yılında girdiği İstanbul ÜniversitesiMühendislik FakültesiKimya Bölümünde üç yıl okuduktan sonra, ayrılarak İşletme Fakültesi’ne geçiş yaptı. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde oyuncu ve yönetmen yardımcısı olarak görev yaptı. Daha sonra, Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay gibi ustalarla çalıştı. 2 ayrı oyunda Oyun Atölyesi’nde oyuncu olarak yer aldı. Birçok dizi ve filmde görev alan Midyat, Emret Komutanım dizisinde Arıza Hamza rolüyle dikkatleri üzerine çekti. 2007 yılında kurduğu Oyunbozan adlı tiyatronun ilk oyunu 9 Ay Son Gün’ü yazıp yönetti. Ayrıca Mustafa Cecelinin seslendirdiği Limon Çiçekleri ve Özcan Denizin seslendirdiği Kalp Yarası şarkılarının sözleri Sermiyan Midyat’a aittir.

ZUHAL TOPAL EŞİ KORHAN SAYGINER KİMDİR, ZUHAL TOPAL EŞİ,

Korhan Saygıner, zaman zaman çeşitli nedenlerle gündeme geliyor. Müzik dünyasından bir isim olan Korhan Saygıner, aynı zamanda Zuhal Topal’ın eşi olarak bilinmektedir. İşte, Korhan Saygıner’in hayatına ilişkin bilgiler

1976 yılında İzmir’de dünyaya gelen müzisyen Korhan Saygıner, dört kardeşin en küçüğüdür. Korhan Saygıner ilk albümünü 2005 yılında çıkardı. Bu albüm “Yaz Beni” adını taşımaktadır. Korhan Saygıner, 2015 Eurovision Şarkı yarışmasında 1. olan My Nubmer One parçasının bestecisi Cihristos Dantis ile ortak bir şarkıya imza attı. 2008 yılında program sunucusu ve oyuncu Zuhal Topal ile nikah masasına oturdu. İkilinin Lina isminde bir kızı var.

ZUHAL TOPAL KİMDİR, ZUHAL TOPAL HAYATI,

Zuhal Topal (d. 23 Eylül 1976, İstanbul) Türk program sunucusu, oyuncu. Tiyatro oyunculuğu başta olmak üzere, dizi, film oyunculuğu ve sunuculuk yapmaktadır. 9 senedir şarkıcı ve müzisyen Korhan Saygıner ile evlidir, Lina adında bir kız çocuğu vardır.

Sihirli Annem dizisinde “Suzan” adlı karakteriyle tanınmıştır. atv’de yayınlanan Selena adlı bir dizide “Fitnat Korkmaz” adında kötü bir müdireyi oynayan Zuhal Topal, bu diziden sonra Şarkı Söylemek Lazım adlı yarışmada koçu İlhan Şeşen ile yarışmış; halk ve jüri tarafından birinciliği hak etmiştir. Metin Akpınar’ın başrolünde oynadığı Papatyam (dizi) dizisinde birkaç bölümde oynamıştır ve büyük beğeni toplamıştır ve Zuhal Topal’a evlilik programı verilmiştir. Programın adı Zuhal Topal’la İzdivaç’tır. Kanal D’de yayınlanan Geniş Aile adlı dizide Şukufe rolünde oynamıştır. TRT kanalında 91 bölüm yayınlanan Avrupa Avrupa adlı dizide oynarken bir bebek dünyaya getirmiş adını da hurma ağacı anlamına gelen “Lina” koymuştur. 2013 yılında bu dizideki “Nermin” rolüyle Antalya Tv Ödüllerinde aday gösterilmiş ve “En iyi Komedi Kadın Oyuncu” ödülünün sahibi olmuştur.

TABERÂNÎ KİMDİR, TABERÂNÎ HAYATI, TABERÂNÎ ESERLERİ,

Meşhur tefsir, hadis ve fıkıh âlimlerinden. İsmi, Süleymân bin Ahmed bin Eyyûb bin Mutayr eş-Şâmî el-Lahmî et-Taberânî; künyesi Ebü’l-Kâsım’dır. 873 (H.260) senesi Safer ayında Şam’ın Taberiyye kasabasında doğdu. İsfehan’a yerleşti. 970 (H.360) senesi Zilkâde ayının sonlarına doğru 100 yaşlarında vefât etti. İsfehan şehrinin girişinde Resûlullah’ın Eshâbından olan Hammâd ed-Devrî’nin kabri yanına defnedildi.

Taberânî; Hâşim bin Mürsed et-Taberânî, Ebû Zür’a-es-Sekafî, İshâk ed-Debrî, İdrîs el-Attâr, Beşîr bin Mûsâ, Hafs bin Ömer, Abdullah bin Mahmûd bin Saîd bin Ebî Meryem, Ali bin Abdülazîz el-Begâvî, Mikdâm bin Dâvûd er-Re’yinî, Yahyâ bin Eyyûb el-Allât, Ebû Abdurrahmân en-Nesâî gibi pekçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Kendisinden de; Ebû Huleyfe el-Cemhî, İbn-i Ukde, Ebû Nuaym el-Hâfız, Ebû Hüseyin bin Fâzişâh, Abdân, Câfer el-Feryâbî, Ebû Abdullah bin Merde el-Hâfız ve daha birçok âlim ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Büyük hadis âlimlerinden olan Taberânî, güvenilir, sağlam, hadîste huccet, yâni üç yüz binden fazla hadîs-i şerîfi senetleriyle birlikte ezbere bilen ünvânına sâhiptir. Onun ilmi ve rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, bütün İslâm âlemine yayıldı. Kendisine; “Bu kadar hadîs-i şerîfi ezberleme bahtiyârlığına nasıl kavuştun?” diye sorulduğunda; “Otuz sene kuru hasır üzerinde uyudum.” buyurdu.

İlim tahsili için rahatı terkederek sâde bir hayat yaşadı. Otuz üç sene ilim uğrunda seyâhat yaptı. Bu yolda fedâkârlıktan kaçınmadı. Her işini Allahü teâlânın rızâsı için yapar ve insanları Cehennem ateşinden kurtarmak için çalışırdı. Talebelerinden Ebû Abbâs Şirâzî, Taberânî’den üç yüz bin hadîs-i şerîf yazdığını, güvenilir, sağlam bir muhaddis olduğunu bildirmekte ve hocasının ne derece ilim sâhibi olduğunu vesîkalandırmaktadır.

Yazmış olduğu başlıca eserleri; Mu’cem-ül-Kebîr, Mu’cem-ül-Evsat ve Mu’cem-üs-Sagîr’dir.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.