TAHTAKURUSU NEDİR, TAHTAKURUSU ÇEŞİTLERİ, TAHTAKURUSU ÖZELLİKLERİ,

Familyası: Tahtakurusugiller (Cimicidae). Yaşadığı yerler: Gündüzleri yarık ve çatlaklar içerisinde barınır. Gece faaliyete geçerek insanların kanını emer.

Özellikleri: 6 mm uzunlukta oval ve yassı bir böcek. Kanatları yoktur. Kan emerek geçinir. Hastalık bulaştıranları vardır.

Çeşitleri: Yatak tahtakurusu, tropikal tahtakurusu, kümes tahtakurusu iyi bilinen türlerdendir.

Hortumlu-böcekler (Rhyn-chota) takımından, kanatsız kan emici bir eklembacaklı türü. Dünyânın her yerinde bulunurlar. Tahta kuruları 6 mm uzunluğunda yassı ve oval şeklindedirler. Kanatsızdırlar. Kirli kahverengi, bu böceklerin genel rengidir. Açık, sarımsı kahverengi olan yavrular da vardır. Tahtakuruları bilhassa ezilince çok kötü bir koku yayarlar. Dişisi, bir seferde 100-250 yumurta yapar. Bir hafta içinde yumurtadan yavrular çıkar. Beşinci deri değişimi sonunda erginleşir. Yavrular sıcak ve beslenme şartlarına bağlı olarak 2-7 ay civârında gelişirler. Tam gelişmiş olanlar yiyecek yemeden bir yıl yaşayabilirler. Nâdir beslenerek, 2-4 yıl dayanabilirler. Hortumları kullanılmadığı zaman gırtlaktaki bir oluğun içinde bulunur.

Bütün tahtakuruları gececidirler. Gündüzleri yatak ve döşeme aralıklarında, duvar kâğıtlarının arkasında gizlenirler. Geceleyin dışarı çıkar ve insanların kanını emerler. Tahtakuruları aynı zamanda fâre, sıçan, maymun ve tavşan gibi laboratuvar hayvanlarına da saldırırlar.

Tahtakuruları Cimicidae âilesine bağlıdır. Yatak tahtakurusu (Cimex lectularius) dünyânın her yerinde, otellerde, tiyatrolarda ve bakımsız evlerde bulunur. Tropikal tahtakurusu (C. rotundatus) sıcak tropik bölgelerinde bulunur ve biraz daha yuvarlak olmasından başka umûmî tahtakurusunun benzeridir. Kalaazar hastalığını bulaştırırlar. İnsanlara saldıran diğer bir tahtakurusu ise, kümes tahtakurusu (C.columbarius)dur. Bu böcek, tavuk ve güvercin gibi kümesgillerin ciddî bir düşmanıdır.

Tahtakurularının düşmanları azdır. Bunlar hamamböcekleri ve insanları ağız ve çevresinden ısıran başka bir tahtakurusudur. Tahtakurularıyla savaş önceleri zordu. Şimdiyse ilâçlamalarla bu böceklerin önüne geçilebilir. Bâzı yerlerde tamâmen kaybolmuşlardır.

TAPİR HAYVANI NEDİR, TAPİR ÇEŞİTLERİ, TAPİR ÖZELLİKLERİ,

Familyası: Tapirgiller (Tapiridae). Yaşadığı yerler: Amerika ve Hindistan’ın bataklık orman ve nehirlerinde Özellikleri: Ağır vücutlu, uzun burunlu otçul bir memelidir. Burun ucu hareketli kısa bir hortumla sonlanır. 180-360 kg’lık türleri vardır. Ömrü: 30 yıl kadar. Çeşitleri: Hint tapiri (T.indicus), Amerika tapiri (T.terrestiris), Dağ tapiri (T.pinchacus) iyi bilinen türleridir.

Tekparmaklılar takımından, iri gövdeli, otla beslenen bir memeli. Burnu uzun olup, ucu filinkine benzeyen hareketli kısa bir hortumla biter. Ön ayaklarında dört ve arka ayaklarında üç parmak vardır. Derisi esmer ve kalındır. Üzerinde hemen hemen hiç tüy yoktur. Kuyruğu kısadır. Amerika’da üç, Asya’da bir türü hâlen yaşamaktadır. En irisi ağırlığı 360 kg’a varan Hint tapiridir. Hörgüçlüdür. Boynu yelesizdir. Bataklık ormanlarda yaşar. Hortumuyla nehir kenarlarında ve sığ sularda büyüyen bitkileri ve kökleri kopararak yer. Geviş getirmez. Tapir mülayim tabiatlı ve ehlileşmesi mümkün bir hayvandır. Geceleri aktiftir. Sonu bir dere veya göle ulaşan patikalarda uyuklar. Görme kabiliyeti güçlü olmadığı halde koku ve işitme duyuları güçlüdür. Günün çoğunu yıkanarak veya çamur içinde yuvarlanarak geçirir. Gece sürüler hâlinde ormana fazla açılmadan otlamaya çıkarlar. Kalın derisinden başka koruyucu bir silâhı yoktur. En büyük düşmanı kaplandır. Pusuya yatarak arkadan saldırır. Sudayken de saldırıya uğradıkları olur.

Tapirlerin en küçüğü Güney Amerika’da yaşayan Brezilya tapiridir. 180 kg ağırlıktadır. Tapirlerin gebelik süresi 13 ay (400 gün) kadardır. Genellikle tek yavru doğururlar. Yavruların vücûdu enine beyaz çizgilidir. Bir yıl içinde çizgiler kaybolur. Tapirin derisinden kaliteli kırbaç ve koşum kayışları yapılır. Çevre tarlalara bâzan büyük ziyanlar verirler. Yüksek bölgelerde yaşayan dağ tapirlerinin vücudu tüylüdür. Esâret hayâtında 30 yıl kadar yaşarlar. Etleri, derileri ve tarlalara ziyanlarından dolayı avlanırlar.

TARDİGRADA – SU AYILARI NEDİR, TARDİGRADA ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ,

Eklembacaklı hayvanların, ilkel-eklembacaklılar (Malacopoda) alt dalının bir sınıfı. Türleri tardigrat olarak bilinir.

Denizlerde, tatlı sularda, rutûbetli kumlarda yosun ve likenlerin arasında yaşayan çeşitleri vardır. Mikroskobik eklembacaklılardır. Boyları toplu iğne başından daha büyük değildir. En küçükleri 0,1 mm boyundadır. En büyükleri 1mm’yi geçmez.

Silindirik gövdeleri dört çift küt bacağa sâhiptir. Bir beyni, iki göz deliği ve sindirim kanalı vardır. Tardigratların kalbi ve ciğerleri yoktur. Doğrudan doğruya derileriyle solunum yaparlar. Emici ağızlarıyle çoğunlukla bitkisel hücreleri emerler.

Boyundan büyük işler başaran eklembacaklılardır. Tardigratı kaynatınız veya dondurunuz, yine yürümeye başlar. Kendisini yıllarca uykuya yatırabilir. Tabiatta hayat mücâdelesi veren canlılar içinde en dayanıklısıdır. Laboratuvar denemelerinde helyum gazıyla -272°C’de dondurma ve +192°C’de ısıtılma işlemlerine 20 ay dayanmıştır. 92°C’de eter, alkol ve diğer zararlı kimyevî maddelerle bir hafta kaynatılmıştır. Fakat bir şey olmamıştır. Normal ısı ve nem ortamına konulduğunda tardigratın tekrar ayağa kalkarak yürümeye başladığı gözlenmiştir. Bâzı tardigrat türleri, tozlu ve kuru bir müzede 120 yıl canlılık alâmeti göstermeden durduktan sonra tekrar canlanıp yürümeye başlamıştır. Bütün bunların izahını yapmak çok güçtür. Buna rağmen bilim adamları anabiyoz olayıyla bunu sathi olarak açıklamaktadır. (Bkz. Anabiyoz)

Bunlar anabiyoz durumunda kaynama ve donma noktasının altında hayatlarını sürdürebilirler. Halbuki aktif hayatlarında bu derecelerde çoktan ölürler. Tardigratlar insanlarda olmayan bâzı husûsiyetlere sâhiptir. Bu özellikler, bilim adamları tarafından henüz tam çözülmüş değildir. Baltık ve Kuzey Kanada’nın soğuk iklimleri, Japonya’nın suyun kaynama noktasından yüksek sıcak kükürtlü kaynakları tardigratlar için bir mesele değildir. Buralarda rahatça hayatlarını devam ettirirler.

İnsan hayret etmektedir: Nasıl olur da bu küçücük canlı zor şartlarda kendini dış dünyâya kapatıp gizlenmiş (latent) halde canlı kalabiliyor? Normal 18 aylık ömür seyrini 60 seneye çıkarabiliyor? Bunu her zaman değil de, meselâ çamurun veya kumun kuruduğu veya aşırı sıcak bir ortamla karşılaşınca yapıyor. Suyunu buharlaştırarak vücudu bir varil şeklini alıyor, canlılık faaliyetlerini mümkün olan en az seviyeye indirerek daha iyi şartlar bekliyor.

Bilim adamları daha büyük organizmaları dondurup uzun sene sonra tekrar aktif hayâta döndürme çalışmaları yapmaktadır. Bu çalışmalarda tardigrat bâzı konuların aydınlatılmasında yardımcı olmaktadır. Bu çalışmalarla ilgili problemler çözüldüğü zaman tıp büyük başarılar elde edecektir.

Tardigratların cinsiyetleri de çözülmesi zor bir problemdir. Şimdiye kadar hiç kimse iki tardigratı çiftleşme hâlinde görememiştir. 400’e yakın tardigrat çeşidinin hepsinde erkek ve dişi bireyler vardır. Yumurtadan çıkan yavru tardigrad 50 mikron boyundadır.

Antarktika ve tropik bölgelerin dışında, dünyânın her tarafında tardigratlara rastlanır. Kuru bir yosunun 1 gramında 22.000 adet tardigrat bulunabilmektedir.

TATARCIK SİNEĞİ, TATARCIK ÇEŞİTLERİ, TATARCIK ÖZELLİKLERİ,

Alm. Kriebelmücke, Fr. Phlébotome, İng. Sandfly. Familyası: Psychodidae. Yaşadığı yerler: Tropikal ve alt tropikal bölgelerde, gölgelik ve nemli yerlerde. Özellikleri: 2 mm boyunda, çift kanatlı sinekler. Kanatları kadife gibi tüylüdür. Çeşitli leichmaniaları (bir hücreli parazitler) taşıyarak şark çıbanı gibi hastalıkları bulaştırır.

Çeşitleri: P. perniciosus, P. papatasii, P. minutus, P. paroti gibi çeşitli türleri vardır.

Böceklerin dipterler (bir çift kanatlılar) takımından nematoser (nematocera) alt takımının; psikodidalar (psychodidae) âilesinden parazitolojide “phlebotomus cinsi” (Flebotomlar) olarak adlandırılan sinekler. Yakarca da denir. Dünyânın hemen her yerinde sıcak ve tropikal bölgelerde bulunur.

2 mm kadar uzunlukta, sarımsı renkte, vücutları, kanatları ve bacakları tüylü sineklerdir. Gözleri büyük ve siyahtır. Baş öne doğru eğik durur. Antenleri ince, uzundur. On altı segmentli vücudu vardır. Yalnız dişilerin ağız kısımları sokucudur ve kanla beslenir. Hortumu kısadır. Kanatları iğ biçimindedir ve dik durur. Bacakları uzundur. Karın on segmentten yapılıdır. Son iki segment (boğum) dış genital organı husûle getirmiştir. Erkeklerin son kısmı çıkıntılıdır.

Dişileri, insandan ve çeşitli hayvanlardan kan emerler. Türlerin çoğu gündüz kuytu yerlere gizlenir, gece beslenir. Bâzı türler gündüz de sokar. Çok yüksek bölgelerde yaşayabilir. İlkbahar ve yaz aylarında görünürler. Evlere girer ve cibinlikten geçebilir. İyi uçamaz ve yetiştiği bölgeden uzaklara gidemez. Tatarcıklar ancak rüzgârsız gecelerde dolaşırlar. Gürültüsüz, yavaş, kısa mesâfelerde kona kona uçar; bir mâniaya rastlarsa sıçrama hareketi yapar. Taş yığınları, duvar çatlakları, yığıntılar, ağaç kovukları, hayvan barınakları gibi yerlerde barınabilir.

Dişi, kan emmeden önce veya emdikten sonra çiftleşir. Yumurtadan erişkin hâle gelinceye kadar yedi hafta geçer. Erişkinler iki hafta kadar yaşarlar.

Bâzı türlerde dişi bir defâ kan emer, yumurtlar ve ölür. Bâzılarında ise tekrar kan emerek yumurtlayabilir. Dişi, binâların gölge taraflarında, karanlık, nemli aralıklara, yıkık yerlere, 30-50 kadar yumurta yumurtlar. Yumurtalar uzun, oval şekildedir. 9-12 günde larva çıkar. Larva organik artıklarla beslenir. Larva dört devre geçirir ve 4-6 haftada pupa dönemine geçer. Serin bölgedekiler olgun larva döneminde bir kış süren duraklama devresi geçirirler. Bundan 6-14 günde erişkin tatarcık meydana gelir.

Hastalık yapması: Dişileri, insan ve memeli hayvanlardan, bâzıları kuşlardan ve sürüngenlerden kan emerler. Dişi tatarcık sessizce hücum ederek, hassas olan ayak ve el bileği, diz ve dirsek başta olmak üzere, kol, el, ayak derisini, yüz ve boyun derisini sokar. Ağrılı sokma hissini bir süre kaşıntı tâkip eder. Sokulan yerde, etrafında 10-20 mm çapında kızarık bölge bulunan, kırmızı bir kabarcık meydana gelir. Etrafta bâzan şişlik (ödem) de teşekkül edebilir. Kaşınarak yırtılırsa, ikinci enfeksiyon neticesinde piyodermi husûle gelir. Bir defâdan fazla sokulan kimselerde toksemi (kana mikropların zehirlerinin yayılması), bulantı, ateş görülebilir. Derideki tahriş birkaç günde geçer. Tatarcığın salyasına karşı deride allerji meydana gelebilir. Bâzı kimselerde ilk sokmasında fazla bir şey olmadığı hâlde, 1-2 hafta sonraki müteakip sokmalarda deride kızartı ve kabarcık teşekkül eder. Tatarcık sokması insanda aşikâr bir huzursuzluk yapar.

Dişi tatarcıklar insandan kan emerken tatarcık humması, kala-azar (kara humma), şark çıbanı, Amerikan layşmaniyazı ve bartonelloz hastalıklarını bulaştırırlar.

Korunma ve mücâdele: Tatarcıklar kısa mesâfelere uçabildiğinden yumurtladıkları yerler civârında bulunurlar. Böcek öldürücüler (insektisit) tatarcıklara ve larvalarına çok tesirlidir.

ARMADİLLO NEDİR, TATU ARMADİLLO ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ,

Alm. Gürteltier, Fr. Tatou, İng. Armadillo. Familyası: Tatugiller=Kemerlihayvangiller= Armadiller (Dasypodidae). Yaşadığı yerler: Güney Amerika’da toprak inlerde. Özellikleri: Baş ve vücutları küçük kemiksi levhalardan meydana gelmiş bir zırhla örtülüdür. Tehlike ânında kirpi gibi tostoparlak olurlar. Çeşitleri: Altı kemerli tatu (Dasypus sexcinctus), dokuz kemerli tatu (D. novencinctus), Üç kemerli tatu (Tolypeutes tricinctus) türleri iyi bilinir.

Kemerlihayvangiller (Dasypodidae) familyasına giren hayvan türlerinin genel adı. Güney Amerika’ya mahsus olan bu memeli hayvanlar, ağır zırhlı ortaçağ savaşçılarına benzerler. İspanyollar Yeni Dünyâ’ya ilk geldiklerinde, hayretle gördükleri bu hayvana “Küçük zırhlı” mânâsında “Armodillo” dediler. Aslı Tupi dilinden alınmış olan ve Türkçede de “tatu” olarak bilinen bu hayvanların başları, derileri ve kuyrukları kemik levha (safiha)larla kaplıdır. Bedenin büyük bir kısmını örten bu sert levhalar bâzı bölgelerde eklemlidir. Parmaklarında keskin, kuvvetli kancalı tırnakları vardır. Toprakta kazdıkları inlerde barınırlar. Çoğunlukla gece çıkarlar. Termit ve böceklerle beslenirler. Güçlü pençeleriyle termit yuvalarını bozarak, uzayabilen yapışkan dilleriyle termitleri toplarlar.

Tatular zırhlı olmalarına rağmen savaşçı değildir. Görünüşlerinin tersine, barışsever hayvanlardır. Görme ve işitme duyuları fazla kuvvetli olmadığından tehlikeyi geç fark ederler. Bir tilki veya yaban köpeğinin saldırısına uğradığında, hızla koşarak kaktüslü ve dikenli alanlara dalarak, yeraltı inine ulaşmaya çalışır. Dikenler arasından zırhı sâyesinde rahatça geçer. Hasımlarına ise dikenler engel teşkil eder. Sırtlarındaki oynak kemerler tabiî menteşe ödevi görür. Böylece daha rahat koşar ve kirpi gibi tostoparlak olabilirler.

Bir tehlike ânında yakalanacağını anlayan tatu, hemen tortop olarak başını, ayaklarını ve karnını zırhıyla örter. Vakit bulursa bir bayırdan kendini aşağı bırakarak yuvarlana yuvarlana düşmanından uzaklaşır veya toprak yumuşak olduğu takdirde kaş-göz arasında toprağı eşeleyerek içinde kaybolur.

Kuvvetli koku alma duyusuyla toprak altında avlarını keşfeder, hemen orayı eşeleyerek böcek ve kurtçuklara ulaşır. Bâzan akrep ve diğer zararlı böcekleri de yediğinden faydalı hayvandır. Karınlarında dört meme başı olup, her defâsında aynı cinsiyetli dört yavru doğururlar. Her yavru bir memeyi emdiğinden aç kalma problemleri yoktur. Tatuların çoğu kedi iriliğinde olmakla birlikte, 80 cm uzunluk ve 6,5 kg ağırlıkta gelenleri de vardır. Su içinde yüzebilir ve sığ gölcüklerde su dibinde yürüyebilirler.

TAVŞAN NEDİR, TAVŞAN ÇEŞİTLERİ, TAVŞAN ÖZELLİKLERİ,

TAVŞAN (Leporis, Lepus)

Alm. Hase (m), Fr. Lièvre (m), İng. Rabbit, Hare. Familyası: Tavşangiller (Leporidae). Yaşadığı yerler: Antarktika hâriç, hemen hemen bütün dünyâda. Yabâni olanları dağlarda, kırlarda yaşar. Özellikleri: Gözleri iri, arka bacakları ön bacaklarından daha uzun, kuyruğu kısa, kulak ve bıyıkları uzun, otçul memelidir. Yabânî veya evcil olarak yaşarlar. Ömrü: 5-12 yıl. Çeşitleri: Âdi tavşan (Lepus europaeus), ada tavşanı (Cuniculus [oryctologus] cuniculus), kar tavşanı (Lepus timidus) meşhurlarıdır.

Tavşangiller (Leporidae) familyası türlerine verilen genel ad. Kulakları ve arka bacakları uzun, ön bacakları daha kısa olan, karada yaşayan otçul memelilerdir. Kuzey kutup dâiresinden çöller bölgesine kadar hemen hemen dünyânın her yerinde bulunurlar. Hepsi kısa kuyrukludur. Bâzıları kazdıkları tünellerde barınır. Bir kısmıysa aslâ tünel kazmaz. Satıhta barınır. Hepsinin keskiye benzeyen ve dâimî süren dişleri vardır. Kesici ön dişlerle azı dişleri arasında boşluk bulunur. Bu hususta onlar kemiricilere benzerler. Uzun süre kemiriciler takımında sınıflandırıldı. Şimdiyse Lagomorpha (Tavşanımsılar) takımının çiftdişliler (Duplicidentata) alt takımında incelenirler. Bunları Rodentia (Kemiriciler) takımından ayıran en önemli özellik; üst çenelerindeki kemirmeye yarayan bir çift kesici dişlerinin iç kısmında bir çift daha küçük dişlerin bulunmasıdır.

Âdi tavşanlar, Ada tavşanları ve pikalar (Islıklı tavşanlar) bu takımın en iyi tanınan türleridir. Yalnız Antarktika’da bulunmazlar. Ağırlıkları genellikle 1-3 kg kadardır. Yokuş yukarı çok iyi koşarlar. Pikalar tamâmen kaya altlarında barınırlar. Asya ve Amerika’da yaşarlar. Tombul vücutları ve kısa, yuvarlak kulakları vardır. Gündüz faaliyet gösterirler. Kış uykusuna yatmazlar. Fakat kuru otları kış için biriktirip kayalar altında depolarlar.

Ada tavşanlarının boyları 35-45 cm ve ağırlıkları 2-2,5 kg kadardır. Sırt ve yanları kızılımtrak sarı, karın ve ayaklarının içleri beyazdır. Çok ürkek bir hayvandır. Tehlike sezince mırıldanır gibi bir çığlık atar ve şiddetle ayaklarını toprağa vurur. Yumuşak topraklarda eştikleri tünellerde barınırlar. Yuvaları karmaşık tünellerden meydana gelir. Birkaç çıkışı, havalandırma delikleri ve daha geniş olan ana doğum odası mevcuttur. Yabânî ada tavşanı çoğu defâ âdi tavşanla karıştırılır. Ada tavşanı yuvasını toprak altına yapar. Yavrularını postundan yolduğu tüyler üstünde gözleri kapalı ve tüysüz olarak doğurur. Koşarken sıçramalarla yol alır. Kırkar gün aralıklarla yılda 4-8 defâ yavrular. Her doğumda 4-12 yavru doğurur. Yavrularını 20 gün kadar emzirir. Bir aylık olunca kendi başlarına bırakır. Yavrular on ayda tam ergenliğe kavuşurlar. 5-7 yıl kadar yaşarlar.

Âdi tavşan (Lepus europaeus) ise daha iri ve daha ince uzundur. Siyah uçlu kulakları ve uzun arka bacakları ve sarımtrak kahverengi tüyleriyle ada tavşanından ayrılır. 70 cm boyunda ve ağırlığı 3-6 kg gelenleri vardır. Yuvalarını çukur ve kuytu yerlere yaparlar. Tünel kazmazlar. Yalnızca yeri biraz eşeler ve orada kurumuş çimenlerin üzerinde iskan ederler. Dağlarda, kırlarda ve ormanlarda bulunurlar. Orta ve Güney Amerika ile Avustralya’da rastlanmaz.

Koştuğunda uzun değnekle yürüyen canbazları andırır. Bu yürüyüşü onu sıçramalarla hareket eden ada tavşanından ayırır. Münzevî, yalnız bir hayvandır. Fakat ilkbahar başlangıcında toplu görülürler. 2-4 yavru doğurur, yavrular gelişimleri ilerlemiş vaziyette, vücutları tüylü, gözleri açık ve ayaklarını derhal kullanabilecek kabiliyette doğarlar. 2-3 hafta süt emerler. Gebeliği 5-6 hafta olup, yılda 4-5 defâ gebe kalabilirler. 8-12 yıl kadar yaşarlar. Postu kürkçülükte kullanılır. İnsana çabuk alışırlar.

Soğuk memlekette yaşayanların mevsime göre rengi değişir. Âdi kutup tavşanı (L.areticus) ve kar tavşanı(L.timidus) kutup ve dağlık yurtlarında kışın tüy değiştirerek beyaza dönüşür.

Ada tavşanları yiyecek aramak için akşamları yuvalarından çıkarlar. Besinleri çeşitli otlar, kök, sürgün ve ağaç kabuklarıdır. Etleri yenir, postu kürkçülükte kullanılır. Etleri gâyet lezzetliyse de tünellerde yaşadıkları için avlanmaları çok zordur. Sekiz tânesi bir koyunun yediği kadar ot yer. En önemli düşmanları, tilki, gelincik ve salgın olan “Myxomatosis” hastalığıdır. Bir çift ada tavşanından üç yılda dokuz milyon tavşan üreyebilir.

On sekizinci yüzyılda Avustralya’ya götürülen iki çift ada tavşanından 2 milyardan fazla üremiş ve mer’aları koyunlarla paylaşmış, ziraat için bir âfet olmuşlardır. Bunlara karşı dışardan tilki getirilmişse de bunlar yalnız yaşlı ve hasta tavşanları avlayabilmişlerdir. Bunun üzerine genel bir tavşan avı başlatılmış, buna paralel olarak konservecilik ve tavşan deri sanâyiinde büyük gelişmeler olmuştur.

Âdi tavşanla çiftleştirilerek elde edilen melezine leporidi denir. En önemli evcil ırkı beyaz ve kırmızı gözlü olan Ankara tavşanıdır. Asıl ada tavşanından başka yarım metre boyunda “iri bataklık ada tavşanı” (Limnologus palastrigs) ile “su ada tavşanı” (L.aquaticus) vardır. İlki Güney Amerika’da ev kenarlarında, ikincisi Mississippi’de yaşar. Suya dalarlar. 6-7 yavru doğururlar.

Evcil ada tavşanı: Yıllarca süren çalışmalar sonucu birçok evcil ırklar üretilmiştir. Bunlar etleri, derileri, tüyleri veya süs için yetiştirilir. Laboratuvarlarda deney hayvanı olarak kullanılanları da vardır.

Ankara tavşanı: Beyaz ve kırmızı gözlü olan Ankara tavşanı en önemli evcil ırktır. Beyaz tüylüdür ve 2,5-3 kg gelir. Tüyü için yetiştirilir. Postu uzun ve sık tüylerle örtülüdür. Tüyleri gâyet makbul olup pamuk gibi yumuşaktır. Her kırkımda 300 gr tüy çıkar. 9 sene kadar yaşar. Her doğumda 8 yavru verir. Ankara tavşanı denmesinin sebebi tüylerinin Ankara keçisi gibi beyaz ve makbul olmasıdır. Tüyünden istifâde edilen tavşanların çoğunlukla yumurtalıkları çıkartılır. Çünkü yumurtalıkları olmayan tavşanların tüyleri daha sık ve çok olur.

Alman, Belçika ve Normandiya ırkları et için beslenir. Post için yetiştirilenlerin en önemlisi Çinçilyalardır. Postu beyaz ve siyah lekeli olan İngiliz kelebeği tavşanı, süs için beslenir. Yine postu beyaz ve kahverengi, kulakları sarkık olan Japon ırkı da süs için beslenir. Siyah-beyaz Hollanda tavşanı dayanıklı ve arkadaşlığa uygun yaradılışta olduğundan evlerde çocuklara oyun hayvanı olarak yetiştirilirler.

Tavşanlar, yedikleri nebâtî besinleri en az iki defâ sindirimden geçirirler. Gece çıkardıkları nemli ve yumuşak dışkılarını çiğnemeden yeniden yutarak tekrar sindirirler. Kalın barsakta sindirim bakterilerinin hazırladığı ve birinci dışkıyla atılan B vitaminlerinin zâyi olmasına mâni olurlar. Bu sindirim özelliğiyle yaprak ve otlardan en iyi şekilde faydalanmış olurlar. Gündüz, dışkıları katıdır. Gece, dışkısını doğrudan doğruya anüs (makat)ten alındığı için ağzıyla makat bölgesini kaşıdığı sanılır. 45 günlük bir deneyde, boyunlarına tasmalık takılarak dışkılarını yemeleri önlenen tavşanların iştahlarının düştüğü, hızla zayıfladıkları, kulaklarının içlerinde ve gözlerinin çevrelerinde yaraların meydana geldiği görülmüştür.

LEGHORN TAVUK NEDİR, LEGHORN TAVUK ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ,

Foghorn Leghorn’u hatırlıyor musun? Hani şu 90’lar’da Televizyonda Looney Tunes’u izleyen binlerce çocuk tarafından sevilen çizgi film horozuydu.

Muhtemelen dünyadaki en iyi bilinen Leghorn tavuğu!

Başlangıçta bu güzel Tavuklara İtalyanlar deniyordu, ancak yıllar geçtikçe Leghorns olarak değiştirildi.

Bu makalede, Leghorn’un tarihini, mizacını ve eğilimini, yumurtlama kabiliyetlerini anlatıcaz ve tavuk sürümüz için iyi bir eşleşme olup olmadığını açıklayacağız.

Pek çok yumurta yumurtlayan bu sevimli tavuk hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin. ve yazımızı Beğenirseniz lütfen paylaşıp, Facebook ve Twitter hesağlarımızı Takip etmeyi unutmayın.

Leghorns Tavuğunun Geçmişi

Leghorn’un kesin kökenleri bilinmiyor. İtalya’nın Toskana bölgesinde birkaç küçük kara ırkı tavuk vardı ve bunlardan Leghorn üremesi gerçekleşti.

Leghorn ismi aslında Livorno kelimesinin anlamlandırılmasıdır. Livorno, İtalya’da, ilk önce 1845’te ABD’ye ya da oradan Amerika’ya ihraç edilen Legoların ihracat yaptığı liman şehridir. Bu erkenci tavuklara ne olduğu bilinmemektedir.

ABD’nin Kaptan ve tayfaları, ABD’ye Leghorns tavuğu getirdi. Connecticut’taki Mystic Limanı’na demirledi ve bu tavuklar bugünün Leghorns’unun atasıydı.

ABD’de bazı cinslerin iyileştirilmesi (bir gül tarağı yetiştiriciliği de dahil olmak üzere), beyaz Leghorn tavuğu 1868’de New York şovunu kazandı ve Leghorns tavuğu sonunda 1870’de İngiltere’ye gönderildi.

İngilizler Leghorn’un küçük bedenini beğenmediler ve böylece daha sağlam bir çerçeve – daha çok çift amaçlı bir cins gibi vermek için Minorka ile geçti. Buna rağmen, Leghorn ince bir tavuk olarak kaldı, masa yemeklerine hiç uygun değildi.

Bu tavuklar nihayetinde, ABD’ye geri döndüler; daha büyük boyutta, 1910’larda tomurcuklanan kanatlı endüstrisi için daha kabul edilebilir hale geldi.

Kısa bir süre sonra Leghorn tavuk hayranları iki rakip kampa bölündü – tavuğu doğal olduğu gibi takdir edenler ve her şey için üretime değer verenler.

Bölünme, bugüne kadar birkaç bireysel yetiştirici tarafından korunan orijinal Leghorn çizgileri ile devam etmektedir. Bugün Leghorların büyük çoğunluğu endüstriyel tavuklar olarak yetiştiriliyor.

Görünüm ve Tanınan Standart

Gezici Leghorn Tavukları
leghornlar genelde Beyazdır.

Şaşırtıcı bir başka gerçek ise, sert kışlarla uğraşmak için ABD’de özellikle yetiştirildi. Aslında kuzey eyaletlerinin sert kışları için uygun değillerdi.

Kırmızı çökeltileri ve tek bir tarak veya gül tarağı vardır. Bu cins için beyaz kulak memeleri, beyaz yumurta bıraktıklarını gösterir.

Gözler turuncu / kırmızı, gaga sarı renklidir. Sarı tenleri ve bacakları var; ayakların 4 parmağı var.

Genel görünüm uzun, şık ve aerodinamik olarak tanımlanabilir

Standart

Leghorn ailesinin ilk üyeleri, 1874’te A merican P oultry A topluluğuna kabul edildi .

Mizaç ve Eğilimi

Leghorn Horoz
Leghorn Horoz

Leghorn, zeki ve becerikli bir Tavuktur ve gezmesine izin verilirse kendi besinini, yemini kendisi bulabilir, Kolay kolay aç kalmaz bu arkadaşlar.

Bu arkadaşlar yemekten hoşlanan yoğun, zeki ve aktif bir türdür. Ayrıca belirtmek gerekir ki Kentsel bir arka bahçe için kesinlikle biraz gürültülü olabilirler.

Sınırlandırmaya tahammül etmelerine rağmen, onlar ve yapılacak şeyler için çok fazla alan sağlamaya çalışın – yüksek enerjili bir tavuk oldukları için kolayca sıkılabilirler. Gürültülü ve sinirli oldukları için biraz kötü üne sahipler, ancak bu zorlamadan zorlamaya değişiyor, pek çok Leghorn çizgisi zayıf değil, ancak insan temasından uzak duruyorlar.

Çok farklı çeşitleri olan bir cins içinde genellemek zordur çünkü hepsi aynı değildir. Piliçlerinizin nasıl büyüyebileceğini yargılamanın en iyi yolu, mümkünse ebeveynleri görmek veya satıcıya ne tür bir mizaçta olduklarını sormaktır.

Yumurta Verimi ve Sağlık Sorunları

Leghorn tavuğu, endüstriyel kümes hayvanı endişelerinin kesin bir favorisidir . Yılda 280-320 yumurta Bırakırlar genelde. Bu haftada 4+ yumurtaya eşittir; o bir yumurta dinamo!

Civcivler yumurtadan çıktığında oldukça çabuk tüylenirler ve hızlı olgunlaşırlar.

Sağlık sorunları

Leghorn aktif ve sağlam bir tavuktur ve konuşacak ‘ortak’ sağlık sorunu yoktur.

TAVUK NEDİR, TAVUK ÇEŞİTLERİ, TAVUK ÖZELLİKLERİ,

Alm. Huhn (n), Henne (f), Fr. Poule (f), İng. Hen. Familyası: Sülüngiller (Phasianidae). Yaşadığı yerler: Evcil olarak kümeslerde; serbest yaşayan yabâni türler de vardır. Özellikleri: Orta büyüklükte, kısa kanatlı, yerde yaşayan bir kuş. Ayakları eşelemeye ve koşmaya uygundur. Çoğunlukla nebâtî besin yer. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Leghom, Minorka, Dorking, Beç, Denizli, Cebeci, Gerze, İspenç tavuğu, Tepeli tavuk meşhur cinslerdir.

Sülüngiller familyasından, orta büyüklükte, vücûdu yandan basık, gagası kuvvetli, ayakları eşeleyici, kısa veya yuvarlak kanatlı dişi bir kuş. Erkeğine horoz, yumurtadan yeni çıkan yavruya civciv, bir yaşından küçüğüne piliç denir. Başının üzerinde kırmızı renkli etten bir ibik bulunur. Gaganın altında da buna benzer etli iki parça sarkar. Ayaklarında, üçü önde, biri arkada olmak üzere dört parmak vardır. Gözleri başının iki yanında olup, üçer göz kapağına sâhiptir. Üçüncü perde gözü fazla ışıktan korur. Kuyruk; horozlarda büyük, tavuklarda küçüktür. Küçük kanatlı olduklarından ancak kısa mesâfede uçuş yapabilirler. Mîdeleri diğer kuşlarda olduğu gibi üç bölümdür. Yemler önce kursağa, sonra ön mîdeye geçer. Son olarak katıda sindirilir. Tavuklar yuva yapmaz. Yerde veya ağaç dallarında tünerler. Sıcakkanlı hayvanlardır. Genel olarak vücut ısıları 40,5-42°C’dir.

Kuluçkaya yattıklarında yumurtaları çevirerek devamlı hepsine aynı ısıyı vermeye çalışırlar. 38 ve 41 derecelerde de civciv çıkabilir. En ideal ısı 39-40 derecedir. Vücutları küçük olan tavukların ısıları iri tavuklardan fazladır. Böyle tavuklar daha erken civciv çıkarır. Tavukta kuluçka müddeti genel olarak 21 gündür. Legorin tavuklarının vücutları küçük, harâretiyse fazla olduğundan 20 günde civciv çıkarırlar.

Brahma tavukları daha iri ve vücut harâretleri daha azdır. 21 günde bile civciv çıkarmazlar. Ancak bir iki gün sonra çıkarırlar. Hasta tavukların vücut ısısı genellikle düştüğünden, çoğu civciv çıkaramaz. Evcil tavuğun atası “Bankiya” tavuğudur.

Bugün yeryüzünün çoğu bölgelerinde et ve yumurtası için büyük çiftliklerde tavuk yetiştirilir. İyi bir tavuk yılda 250-300 yumurta verir. Aralık ve ocak aylarında tüy değiştirdiklerinden yumurtlamazlar. Horoz tarafından döllenmiş yumurtalardan civciv çıkar. Döllenmemiş yumurtalardan civciv çıkmaz. Yumurta besleyici bir gıdâdır. Yumurtalıkta meydana gelen yumurta sarısı, yumurtalık kanalından geçerken üst kısımdan salgılanan yumurta akına bulanır. Aşağı inerken de üstü kireçlenir. Bu yumuşak kabuk havayla temas edince sertleşir. En önemli tavuk cinsleri Minorka, Leghorn, Arden, Dorking, Beç, Nemse, Fizan ve Denizlidir.

TAVUS KUŞU NEDİR, TAVUS KUŞU ÇEŞİTLERİ, TAVUS KUŞU ÖZELLİKLERİ,

Alm. Pfau (m), Fr. Paon (m), İng. Peacock. Familyası: Sülüngiller (Phasianidae). Yaşadığı yerler: Anayurdu Hindistan ve Seylan ormanlarıdır. Özellikleri: Erkeklerinin, çoğu renkli ve yelpaze gibi açılabilen uzun kuyrukları vardır. Nebâtî besinlerle beslenirler. Çeşitleri: Hind tavusu (P.cristatus), Cava tavus kuşu (Yeşil Tavus; P.muticus), Argus tavusu (A.argus), Kongo tavusu (A.congensis) meşhur türleridir.

Sülüngiller âilesinden, Hindistan ve Seylan ormanlarında yaşayan, kuyruğunun güzelliğiyle meşhur bir kuş. Bugün dünyânın her yerinde süs hayvanı olarak beslenirler. Güzelliği herkesçe bilinen bu kuş, Büyük İskender tarafından Hindistan dönüşü Avrupa’ya getirilmiştir.

Tavusun kuyruğu gâyet uzun ve renkli olup, üstü göz gözdür. Mavi gözlerle süslü, sedefli altın ve yeşil tüylerle örtülü bu kuyruk, yelpâze gibi açılarak gözler önüne serilir. Güzelliği dillere destan olan erkek tavustur. Dişisi, pek çirkindir. Görenler bunu başka bir kuş çeşidi sanırlar. Hindiye oldukça benzer. Dişisi esmerimtrak, kül rengindedir. Tavus kuşları, tavuklar gibi beslenirler, arpayı çok severler.

Bülbülün sesinin kulağa tesiri ne derece ise, tavusun göze tesiri de aynı derecededir. Başında renkli bir sorguç bulunur. Tavusun güzelliğine karşılık çirkin bir sesi vardır. Üreme dönemlerinde erkek tavus kuşu kuyruk tüylerini açarak dişisine kur yapar. Sürü hâlinde gezerler. Bir erkeğin peşinde 5-6 dişi bulunur. Kuyruğunu açtığı zaman bütün renklerin parıltısını aksettirir. Erkeğin boyu 110-125 cm, kuyruğu da 130 cm kadardır. Dişiler erkeklerden daha küçük olurlar. Dişi 12-15 kadar yumurta yumurtlar. Kuluçka süreleri bir ay kadardır. Yavrular küçükken hindi yavrularına çok benzer. Tavusun kuyruğu yeşilimsi bir rengi andırır. Vücûdundaki tüyler ise mor, yeşil, altın sarısı ve tunç renklerinin karışmasından meydana gelmiştir. Başlaa boyun tüylerinin rengi daha koyudur. Erkeğinin rengi üçüncü senede tüy döktükten sonra tamamlanır. Dördüncü yılda erginleşirler.

Lezzetli olduklarından Cava ve Seylan adalarında yerliler tarafından avlanır. Hindistan’ın bâzı bölgelerinde kutsal sayılırlar. Tavus kuşu, hazret-i Süleyman zamânından beri bilinirdi. Roma İmparatorluğu zamânında büyük ziyâfetlerde tavus kuşu ikram edilirdi. Tavus kuşunun derisi yüzülerek eti pişirildikten sonra tekrar derisi üzerine geçirilip sofraya tüyleriyle berâber konurdu.

Tavusun birkaç çeşidi vardır. Malezya, Sumatra ve Borneo ve çevresinde yaşayan Argus tavusu (Argusianus argus), kuyruğuyla berâber 160 cm kadar uzunluktadır. Vücut tüylerinde kestâne rengi sarı ve siyah lekeler göze çarpar. Mâdenî parıltısı olmayan yeşil benekleri boyuna çizgilerle süslüdür. Afrika’da yaşayan Kongo tavusunun kuyruğu diğer türlerden daha kısadır. Erkek, parıltılı mavi ve yeşil renklidir. Başında beyaz tüylü bir sorgucu vardır. Bu tür 1936 yılında bulunmuştur. Tavus kuşları kovalanınca kaçar. Yüksekçe bir yer gelince ancak havalanabilirler. Bununla berâber fazla uzağa uçamazlar. En korktukları düşmanları parstır. Parsla karşı karşıya gelince âdeta felç geçirerek donakalırlar

TEKİR BALIĞI YAŞAMI, TEKİR BALIĞI ÇEŞİTLERİ, TEKİR BALIĞI FAYDALARI,

Alm. Schwarzgrau (Katze), Streifenbarbe (f), Fr. Tigre, Rouget, İng. Redmullet, Tabby, Striped goatfish. Familyası: Barbunyagiller (Mullidae). Yaşadığı yerler: Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz’de. Özellikleri: Kırmızımtrak renkli, küçük pullu, bıyıklı bir balık. 15-26 cm boyundadır. Barbunyaya çok benzer. Eti lezzetlidir. Çeşitleri: Denizlerimizde tek türü vardır.

Dünyânın tropikal ve ılık denizlerinde yaşayan barbunyaya benzeyen bir balık. Barbunyadan daha yassı ve küçüktür. Denizlerimizdekiler 15 cm’yi geçmez. İrilerine balıkçılarımız çuka adını verirler. Atlantikte 25 cm, hatta 60 cm’ye kadar ulaşanlarına rastlanır. Çenesinde iki adet bıyık olduğundan “tekir” adıyla anılır. Eti lezzetli bir balıktır. Tanımayanlara “barbunya” diye satıldığı olur. Barbunyanın eti daha lezzetlidir. Çoğu parlak kırmızıdır. Diğerleri siyah, sarı lekeli ve çizgilidirler. Bıyıklarıyla kumları karıştırarak yiyecek araştırırlar. Deniz solucanları, karides ve yumuşakçalarla beslenirler. Dili bulunmaz. Çoğunlukla sürüler hâlinde dolaşırlar. Daha küçük balıklar tekir balığını tâkip ederek onun besin artıklarıyla geçinirler. Mart ve haziran aylarında bol tutulurlar. Mayısta yumurtlarlar. Barbunyanın ızgarası, tekirin tavası makbuldür.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.