Diş Çürükleri Çeşitleri,Diş Çürükleri Çeşitleri nelerdir,

0
899
Diş Çürükleri Çeşitleri

Çürüme mine katmanında küçük bir lezyonla başlar ve mine katmanını aşa­rak dentine ulaşır. Bu dokuda daha hızlı ve kitlesel olarak yayılır. Sement ve mi­neye uzanan dentin kanalcıkları çürü­ğün sızmasını kolaylaştırırken mine ka­dar sert olmayan dentinin mineral tuzlarını içeren organik yapısı çok daha hızlı biçimde yıkıma uğrar. Sonuçta minedeki küçük bir yarığın altında yumuşamış bir doku bölgesi oluşur. Bu bölgenin koyu rengi minenin saydamlığı nede­niyle kolayca görülebilir. Sert bir besi­nin çiğnenmesi ya da çürümüş dentin bölgesinin çok genişlemesi, üstteki mi­ne katmanının parçalanmasına neden olur ve çürüme yeri bir yarıkla açığa çı­kar. İçten oyulan bu çürük tipinde, çü­rük bölgesi büyük ölçüde mine katmanı bozulmadan genişler. Gelişme hızlıdır. Çünkü yiyeceklerin çiğnenmesi, tükü­rük salgısı ve diş bakımının sağladığı temizlikten uzak kalan bu çürüme odağı serbestçe gelişme fırsatı bulur. Dişin boyun bölgesi çürükleri gibi bazı yü­zeysel çürükler ise olduğu gibi kalmış izlenimi verecek ölçüde yavaş ilerler.

Genel olarak çürükler, çürüme süre­cinin dişözü ya da diş sinirinden uzaklı­ğını belirtmek için yüzeysel, orta derin­likte ve derin çürükler olarak sınıflandı­rılır.

Başlangıç evresinde yüzeysel çürük­ler yalnızca dentin katmanının en üst bölümünü ve mineyi etkiler. Orta dü­zeyde çürüklerde ise dentin önemli öl­çüde etkilenir. Dentin boyunca yayılmış olan derin çürüklerde ise dişözü (pulpa) mikrop kapar ve tedaviye başlanmazsa buradaki doku ölümüyle birlikte enfek­siyonun daha derinlere inme yolu açılır.

Yüzeysel çürüklerde ağrılı belirtiler genellikle görülmezken, orta derinlikteki çürükler ısı değişimlerine (sıcak, soğuk) ya da bazı yiyeceklere (tatlı, asitli vb) karşı duyarlı olabilir. Bu uyaranların do­ğurduğu ağrı, uyaranın ortadan kalkma­sıyla yok olur. Derin çürüklerde dişözü-ne bakteriler bulaştığından ağrı kendili­ğinden ya da uyanlardan sonra ortaya çıkabilir. Ağrı şiddetlidir ve birden başlar. Hasta ağrıyan dişini belirlemekte güçlük çeker. Enfeksiyonun dişözüne yeterince yayımladığı durumlarda, ağrı giderek azalıp yok olur. Ağrı genellikle gece sa­atlerinde vücut yatay konumdayken or­taya çıkar. Çünkü bu konumda başa da­ha çok kan gider. Enfeksiyon dişözüne iyice yayılıp irinleşmişse, çok şiddetli olan ve çevreye de yayılan zonklayıcı ve sürekli bir ağrı görülür.

Ağrının özelliklerini dişin anatomik yapısı belirler. Bağdoku, çeşitli tipte hücreler, damar ve sinir liflerinden olu­şan dişözü bir boşlukla sınırlanmıştır. Dişözü odacığı denen bu boşluğun du-varlan sert ve esneklikten yoksundur. Dişin taç bölümünde genişleyen dişözü odacığı köke doğru incelip ipliksi bir uzantıya dönüşür ve bu bölümü kök ka­nalı adıyla tanınır.

İltihaplanma sırasında dişözü da­madan daha fazla kan akımıyla geniş­ler ve sinir liflerine baskı yaparak ağrıya neden olur. İltihaplanmanın belirli bir düzeyi aşmasından sonra dişözünde artan ödem özgün bir ağrı duyumuna yol açar. Artık doku yıkımı onarılamaz durumdadır. Ağrı yalnız dişözünün ölü­müyle kesilir. Bu doku ölümü ya enfek­siyon sürecine bağlıdır ya da tıbbi giri­şimle sağlanır.

Özetlemek gerekirse mikropların üremesi dişözünde bir ap­senin oluşmasına neden olur ve bu du­rum dişözünde doku ölümüyle sona erer. Dişözü hastalıkları diş çürüğünden bağımsız olarak da gelişebilir. Ağır en­feksiyon hastalıklarında ya da âdet gör­me döneminde dişözü iltihapları ortaya çıkabilir.

Yaralanmalar ya da kimyasal maddeler gibi iltihaplanmaya yol açmayan ağır diş çevresi dokusu hastalıkları (periodontoz) ve dişeti cebindeki enfeksi­yonlara bağlı hastalıklar dişözünde en­feksiyon oluşturabilir.

Dişözünde doku ölümü öncesinde bütün belirtiler aynı anda ortaya çıkma­yabilir. Darbe gören bir dişte yıllar son­ra ağır zararların ortaya çıktığı da bilin­mektedir.

Diş Çürüğü Tedavisi, Diş Çürükleri Nasıl Tedavi Edilir,

Çürüklerin tedavisi ağrının ortadan kaldırılmasına, doku yıkımının durdurul­masına ve dişin anatomik yapısının onarılmasına yöneliktir.

Yüzeysel ve orta derinlikte çürük­lerde, çürüyerek yumuşamış diş dokusu frezle oyularak temizlenir. Oluşan boş­luk dezenfekte edilerek dolgu malze­mesi ile doldurulur.

Derin çürüklerde tedavi girişimini dişözünün enfeksiyondan etkilenme de­recesi belirler. Dişözü dokusunun ağır yıkımları dışında, derin çürüklerin teda­visinde çağdaş yaklaşım, dişin canlılığı­nı korumayı amaçlar. Çürük odağına en yakın dişözü bölgesinden dentinin yeni­den üretilme süreci uygun ilaçlarla uyarılır. Oluşan yeni dentin daha koyu renklidir. Özgün kanalcıklarından yok­sundur ve serttir. Dişin savunma meka­nizmasının bir göstergesi olan bu yeni oluşum ikincil dentin adıyla tanınır.
İkincil dentinin üstüne yalıtkan bir madde ve daha soma da dolgu maddesi konur.

Dişözünün Çıkarılması

Dişin canlılığını koruyamayacak ölçüde yıkıma uğrayan dişözünün çıkarılması yoluna gidilir. Bu girişim anestezi yar­dımıyla ağrısız bir biçimde uygulanabi­lir. Yerel olarak ağrı duyusunu körelten ya da ortadan kaldıran anestezik mad­deler iğneyle verilir. Eskiden arsenik içeren ilaçların diş içine uygulanmasıy­la dişözü dokusunun ölmesi sağlanırdı. Bu yöntem artık uygulanmamaktadır. Dişözü, kök kanallarına kadar çıkarıla­bileceği gibi yalnız taç bölümünden ke­silerek de alınır. Bu işlemlerden ilki pulpektomi, ikincisi pulpatomi adlarıyla tanınır.

Pulpatomi daha çok kök kanalları­nın tam olarak oluşmadığı çocuklarda, ilaçlı maddenin kökün başlangıç bölü­münden öteye geçmesinin istenmediği durumlarda ya da kök yapısının içlerini tamamen boşaltmayı olanaksız kılacak ölçüde düzensiz olduğu olgularda uygu­lanır.

En çok uygulanan girişim pulpektomidir. Bu yöntemde dişözü kök kanalla­rından özel bir aletle çıkarılır. Dişözü çıkarıldıktan sonra kanallar genişletilir. Amaç ilaçlı maddelerin açılan kanallara yerleştirilmesi ve diş kökünün yeniden iltihaplanmayı önleyecek biçimde dol-durulmasıdır.

Minenin Doğuştan Bozuklukları

Bazı olgularda dişlerin aşın yıprandığı görülür. Bu olgular birbirlerine çok ben­zer özellikler gösteren ve kolayca tanınabilen doğuştan bozukluklara bağlıdır.

Hipoplazi – Bilinmeyen bir nedenden ötürü mine taslağının embriyon aşa­masında duraklamasından kaynaklanır. Bu nedenle mine daha ince ve düzen­siz gelişir. Dişler noktalı ya da dikey oluklu, koyu lekeli, sarımsı ve çizgilerle kaplıdır.

Hipokalsifîkasyon – Kalsiyum yetersizliği nedeniyle minenin sertliğini yi­tirmesi, minerallerin birikme aşamasında ortaya çıkan aşır! sıvı dengesizlikle­rinden kaynaklanır. Mine zayıf gelişir. Dişler kolayca ve bütünüyle aşınır. Dişler çıkarken mat ve düzleşmiştir. Daha sonra kararıp koyulaşırlar. Taç bö­lümleri kaplanarak tedavi edilir. Anne kamında geçen sürede karşılaşılan zararlı etkenler ve annenin ateşli hastalıkları dölütün gelişmekte olan dişlerinde bozukluğa yol açar.

Yorum Yapın Fikrinizi Söyleyin