Diş Çürümesi, Çocuklarda Yetişkinlerde Dişlerin Çürümesi

0
347
Diş Çürümesi

Dişlerin en sık görülen hastalığı olan diş çürüğüne karşı zamanında önlem alınması gerekir.

Diş çürüğü günümüzün belki de en yaygın hastalığıdır. Toplam nüfusun yüzde 90’mda görülür. Bu yaygınlığıyla yalnız kişilere değil toplumsal yaşama da büyük zarar verir. Ülkelerin ekono­misinde yol açtığı işgücü kaybı son de­rece büyüktür. Ayrıca diş çürüklerinin yetersiz çiğneme sorunlarına, yerel ve genel hastalıklara neden olduğu da unu­tulmamalıdır.

Uygarlığın ilerlemesiyle diş çürüğü­nün görülme sıklığı arasında sıkı bir ilişki vardır. Tarihöncesi çağlarda diş çürüğü gibi bir sorun olmadığı, Paleolitik Çağ’da belki de hiç rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Diş çürüklerine ilişkin en eski bilgiler Portekiz’de küçük bir yerleşim bölgesi olan Müge yakınların­da bulunan 200 kadar kafatası fosilin­den elde edilmiştir. Paleolitik’i izleyen Mezolitik Çağ’dan (İÖ 10.000-6.000 yılları arası) günümüze ulaşmış olan bu kalıntılarda çürük diş oranı çok düşük­tür. Diş çürükleri daha sonraki evre olan Neolitik (Cilalı Taş) Çağ’da insan­ların yerleşik düzene geçip tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başlamalarıyla yaygınlaşmıştır. Paleolitik Çağ veri­leri günümüz ilkel toplulukları için de geçerlidir. Afrika’nın güneyinde yaşa­yan Sanlar (Buşmanlar) arasında diş çü­rüğüne hiç rastlanmamıştır. Ayrıca eski yaşama alışkanlıklarını sürdüren Eskimolar ile kentlere yerleşerek günümüz uygarlığının sağladığı yaşama ve bes­lenme alışkanlıklarını edinmiş Eskimolar arasında diş çürüğüne rastlanma ora­nı bakımından büyük farklar görülmek­tedir.

Diş Çürümesine Karşı Beslenmenin Önemi

Değişik beslenme alışkanlıkları olan halklar arasında yapılan istatistikler beslenmenin diş çürüklerinin oluşma­sında önemli bir rol oynadığını göstermistir. Beslenme düzenleri doğal besin­lere dayanan topluluklarda, diş çürükle­rinin sıklığı belirgin ölçüde düşüktür. Avrupa’da II. Dünya Savaşı sırasında diş çürümelerinin azaldığı görülmüştür. Ama savaştan sonra gene savaş önce­sindeki orana ulaşılmış ve savaşın ar­dından dört beş yıl geçtikten sonra bu oranın daha da yükseldiği belirlenmiş­tir.

Savaş yıllarındaki azalma büyük olasılıkla doğal besinlere dayalı beslenmeyle ilişkilidir. Sonraki artış ise 1944-48 arasında doğanlarda, ekonomik bu­nalım sonucu gelişen yaygın raşitizme bağlı olabilir. Diş çürümesinde, katı ve sıvı besinler arasındaki oran, yanlış beslenme alışkanlıkları ve hatta coğrafi, jeolojik, ekonomik ya da toplumsal du­rum bile etkili olabilir.

Sert ve çiğ gıdaların dişlerde temiz­leyici etkisi vardır. Bunlar ayrıca dişle­rin destek dokularını da güçlendirir. İş­lenmiş ve yumuşak gıdaların beslenme­deki oranının yükselmesi çiğneme işle­vini azaltarak hem diş çürümesinde ge­nel bir artışa, hem de yakın zamana de­ğin sağlamlığım koruyan kesicidişlerde çürüklerin görülmesine neden oldu. Belli bir sertliği olan yiyeceklerin çiğ­nenmesi, kesicidiş uçlarının ve burada­ki pürüzlerin aşınmasına yol açarak za­manla çiğneme yüzeylerini düzleştirir ve besin artıklarının birikerek çürüme sürecini başlattığı noktaları ortadan kal­dım. Uygar toplumlarda sert ve çiğ gı­dalarla beslenen halklarda görülen tipik aşınmış dişlere rastlamak giderek zor­laşmaktadır.

Karbonhidratlarca zengin bir bes­lenmenin de çürük oluşumunu kolay­laştırdığı bilinir. Uzun süre çürüklerin başlıca nedeni olarak şekerin mayalan­masından oluşan asitler gösterilmiştir. Günümüzde çürüme etkenlerinin çok daha çeşitli olduğu bilinmektedir. Bu süreci yaratan nedenler çok değişiktir ve uzmanlar arasında hâlâ tartışma ko­nusudur.

Yorum Yapın Fikrinizi Söyleyin