OTOJENİK ANTRENMAN NEDİR, OTOJENİK ANTRENMAN NASIL YAPILIR,

OTOJENİK ANTRENMAN NEDİR, OTOJENİK ANTRENMAN NASIL YAPILIR,

Otojenik Antrenman Nedir

Bir antrenman yoluyla kişi ya da grubun psikofiziksel yönden rahatlaması sağlanır. Bazı vejatatif fonksiyonların kontrolü sağlanır. Kişi kendi kendine telkinlerde bulunur. Uygulama dış etkenlerden korunmuş bir ortamda yapılır. Kullanılan egzersizler kasların, kasılma derecesini, vücut parçalarının ısısını, dolaşım ve solunum fonksiyonlarının kontrolünü sağlar. 

Sporcunun kendine telkinde bulunarak, bilincinde uykuya benzer bir durum oluşturmasıdır.
Kendi kendini telkinden, kendi kendini hypnose’a kadar uzanan bir zihinsel antrenman çeşididir.

Sporcuların psikolojik yönden yarışmalara hazırlanması için kullanılan psikoregülasyon (psikolojik düzenleme) teknikleri içinde en yaygın olanı otojenik antrenman tekniğidir.

Otojenik antreman, gevşemenin konsantrasyon yoluyla sağlandığı Bilinçli kas kontrolü yoluyla otonom (bilinçsiz) sinir sisteminin etkilenebilme olasılığı üzerine kurulmuş bir gevşeme yöntemidir

Çok geniş kitleler tarafından tanınan otojen antrenmanın esas kullanım alanları, hekimlik ve spordur. Bu antrenmanın temel prensibini şöyle açıklayabiliriz: psikolojik bir yüklenmeyle karşı karşıya kalan bir sporcu, kendi kendine bazı telkinlerde bulunarak bilincinde uyku benzeri bir kapanmanın oluşmasına yol açar.

Otojenik antrenman, zihinde canlandırma, hipnoz, meditasyon gibi disiplinlerin kökünde sağ beyin fonksiyonları yatar; bilinçaltı veya bilinçdışını aydınlatıp onun gücünden yararlanmaktır. Bilindiği gibi, bilinçaltı bilinçten daha kuvvetli ve gizemli bir güç merkezidir. Hatta bazı sporcular otojenik antrenman, zihinde canlandırma ve meditasyona başvurarak, hatta ilaç ( doping) kullanarak psikolojik ve fiziksel limitlerini aşmak ister. Dolayısıyla bu yöntemler psikolojik antrenmanın en önemli teknik uygulamalarıdır.

Dünyada sayısız sporcu, gevşemeyi, kaslarını kontrol etmeyi, stresi yenmeyi ve zor durumlara zihinsel olarak hazırlanmayı hedefleyen otojenik antrenmanlar yapar.

Otojenik antrenmanın kurucusu ise alman psikiyatrist Dr. Johannes SCHULTZ’ tur.

Otojenik antrenmana sporcuların yanı sıra stresten kurtulmak isteyenler de başvurur. Bu yöntem ABD’ de ağrı kontrol klinikleri, psikiyatri hastalarının tedavisi, kötü alışkanlıkların değiştirilmesi ile uyku ve fobi gibi problemlerde de kullanılır.

Otojenik gevşeme, mutlak sükunet ve rahatlık durumundaki bedensel ve zihinsel özellikleri ortaya koyan altı standart cümleden oluşur:

      1- Eller, ayaklar ve gövde ağır,

      2- Eller, ayaklar ve gövde sıcak,

      3- Kalp atışları sakin,düzenli,

      4- Nefes derin ve rahat(huzur verici ve yoğun),

      5- Karın hafif sıcak,

      6- Alın serindir.

      Önemli uyarılar ve sonuç:

      Otojenik çalışmaları sabah, akşam ve uygun olduğunuz zamanlarda mutlaka yapın.

      Telkin sırasında aklınıza gelebilecek başka şeyleri zihninizden uzaklaştırın ve telkine devam edin.

      Atmosfere dikkat edin. Sinirli, kızgın zamanlarınızda yapmayın. Sakinleşince çalışın.

      Aç ve tok karnına ya da rahatsız edici giysilerle çalışmayın. Kafanız başka şeyle meşgul olmasın.

      Asla zorlamayın.

      Ustalaştıktan sonra, kısa tekrarlarla gürültülü ve zor atmosferlerde deneyin.

       Cümleleriniz kısa ve öz olsun. Ses tonu ve ritim, telkinin bilinçaltına yerleşmesini sağlar.

      Olumlu cümleler kullanın. ‘Yapamayacağım’, ‘asla olmayacak’ demek yerine ‘yapacağım’, ‘böyle olacak’ gibi sözlerle doğru telkin yapın.

      Otojenik sistemin çalışmasını öğrenince kendinize özgü formül ve telkinleri kullanabilirsiniz.

      Kendinizle saygı, sevgi ve inançla konuşun.Emredici veya çok zayıf bir ses tonuyla konuşmayın.

MOLİBDEN NEDİR, MOLİBDEN ÖZELLİKLERİ,

Molibden Nedir

Vücudumuzun enzim sistemlerinde, karaciğer ve kemiklerde görev almaktadır. Yetersizliği oldukça seyrek görülmekle birlikte zayıflık hissi, hızlı kalp atışı, nefes alma ve vücutta su toplanması gibi belirtiler gösterir. Düşük kalorili diyetle beslenenlerde yada tüle ve damar yoluyla beslenenlerde molibdene olan gereksinim artar. Günde 500 mikrogramın üzerinde alınmamalıdır. Kandaki ürik asit düzeyi yüksek olan ve gut hastalığı bulunan kişiler molibden tabletleri kullanmamalıdır. Molibden; tam tahıllar, kuru baklagiller, yeşil sebzeler, süt, organ etleri ve kuru yemişlerde yeterince bulunur.

MİYOGLOBİN NEDİR, MİYOGLOBİN NE İŞE YARAR,

Kas lifinde bulunan kırmızı renkli bir pigmenttir. Kas hücrelerinde kandaki hemoglobinin görevini yapar. Yani oksijen taşır. Yapı olarak hemoglobine benzerliğinden dolayı, kas hemoglobini olarak da adlandırılır. Bazı yaralanmalarda idrar da çıkar. Renal tubuluslerde birikerek anüriye neden olabilir.

MEZOFORMİ NEDİR, MEZOFORMİ VÜCUT TİPİ,

Kassal yapının belirgin olduğu, iri ve kalın kemiklerle örülü vücut yapısıdır. Gövde, kollar ve bacaklar, iri kemikler ve kalın kas kitlelerinden oluşur. Ön kol çevresi kalın, bilek ağır, el ve parmaklar büyüktür. Toraks büyük, bel kalındır. Omuzlar geniş, gövde dik, trapez, deltoid ve karın kasları oldukça belirgindir. Sporcuların çoğunluğu bu gruba gire

METRONOM NEDİR, METRONOM ÇEŞİTLERİ, METRONOM ÖZELLİKLERİ,

Metronom Nedir

1.Cimnastikte, bir egzersiz hareketi. Ayakta, bacaklar yana açılır. Eller baş üstünde uzatılarak bir sopa tutulur. Vücut sağa ve sola doğru eğilir.

2. Mekanik veya elektronik olarak, dakikadaki tempo sayısını ayarlayabilen, spor biliminde bazı özel testlerde (Harward-step, vb.) ve antrenmanda değişik amaçlarla kullanılan tempo verici alet.

METODOLOJİ NEDİR, METODOLOJİ ÖZELLİKLERİ, ÇEŞİTLERİ,

Metodoloji Nedir

Bilimsel araştırma, anlama yöntemleri ve metotların teorisidir. Genel bilimsel ve teorik bakış açısından metodoloji, mantığın veya mantık biliminin bir dalıdır. Metodolojinin amacı, bilimsel bir alanda genel bir uygulamaya sahip olan ve uzun zaman içerisinde test edilmiş düşünce biçimleri, analiz vasıtaları, araştırma metotları, kavramlar, prensipler, kategoriler ve sınıflandırma sistemleri tanımak, tanımlamak, sınıflandırmak ve açıklamaktır.

MERASİM YÜRÜYÜŞÜ NEDİR, MERASİM YÜRÜYÜŞÜ NASIL YAPILIR,

Merasim Yürüyüşü Nasıl Yapılır

Resmi bayramlarda merasimi kabul eden kişinin önünden geçilirken uygulanan yürüyüş şeklidir.

a) Flamada kollar bacaklara yapıştırılır.

b) Flamada bacaklar kalçadan gergin kaldırılır, ileri uzatılır ve ayak tabanı temas edecek şekilde sertçe yere vurulur (kızlar ayak burunlarında). Aynı anda sağ baştaki sıra karşıya, diğer sıralar sağa, merasimi kabul eden kişiye bakarlar.

c) Flama geçilirken herkes karşıya bakar ve yürüyüşe devam eder.

d) Flamaya gelindiğinde uygun adım yürüyüşe geçilir.

MENTAL ANTRENMAN NEDİR, MENTAL ANTRENMAN NASIL YAPILIR,

Mental Antrenman Nedir

Bir hareket sürecinin eş zamanlı ve fiilen görünen uygulaması olmaksızın, yoğun (optik ve kinestezik) olarak tasarlanması ve özümlenmesidir. 

2. Düşünce anlamına gelir. Bir sporcunun yapacağı hareketi uygulaması hakkında görünebilir hareketi yapmaksızın düşünmesi, zihinde canlandırmasıdır. Zihinsel antrenman; fiziksel antrenman ile birlikte düşünülmeli ve antrenman programları kapsamında mutlaka yer almalıdır. Bir hareketin zihinde canlandırılması sırasında ilgili kaslarda, o hareketin uygulamalı olarak yapıldığı zamanki gibi elektrik akımlarının oluştuğu tespit edilmiştir.

TAAHHÜT NE DEMEK, HUKUKSAL TAAHHÜT, TAAHHÜT ÇEŞİTLERİ,

Üstüne, üzerine alma, bir işi yapacağına dâir söz verme, bir işi yapmak için resmî şekilde sözleşme, borç altına girme, vaad etme. İnsanlar verdikleri sözleri, taahhütlerini yerine getirdikleri ölçüde faziletli, ahlâklı, güvenilir olarak kabul edilmişlerdir. Türkler taahhütlerini mutlaka yerine getirmekle tanınmışlardır. Hele İslâmiyeti kabul ettikten sonra bu, Türklerin karakterlerinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu hususta târihçiler şunları demektedir:

“Türk için sadâkat, bir görevdir. Sadâkati olmayan görevine ihânet etmiş sayılır. Fakat vefâsızlık, taahhüdünü yerine getirmeme, sadâkatsızlıktan çok ağırdır. Türk için vefâsız, sözünde durmayan adam, en aşağı insandır.” “Türkler, taahhütlerine dindarca bir sadâkat gösterirler.” (Comte de Bonneaual)

“Türkler, yeminlerine ve taahhütlerine son derece sâdıktırlar.” (d’Ohsson)

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem, hadîs-i şerîfte; “Münâfıkın alâmetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler. Vâd ettiği vakit sözünde durmaz. Kendisine bir şey emânet edildiği zaman hıyânet eder.” buyurmuştur. İslâm dîni taahhütlerin yerine getirilmesini emretmektedir.

Hukukta taahhüt: Kendi nam ve hesâbına bir gerçek veya tüzel kişiye karşı, sözleşmeli veya sözleşmesiz bir işin yapılması veya bir şeyin teslimini söz verme, yüklenme. Yazılı olarak yapılan taahhüte, taahhütnâme adı verilir.

Taahhüt işlemi, tasarrufa yönelik değil, borçlandırıcı bir muâmeledir. Mal; varlığın aktifine dokunmaz, pasifi fazlalaşır. Yük mülkiyet karşı tarafa geçemez. Ancak, mülkiyeti karşı tarafa geçirme borcu doğar. Eğer bu borç yerine getirilmezse, karşı taraftan uğranılan zarar, sözleşilen meblağ istenebilir. Noterde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi bir taahhüt işlemidir. Buna dayanılarak mülkiyetin geçmesi için mahkemeye dâvâ açabilir. Taahhüt altına girene müteahhit denir. İslâm hukûkunda da taahhüt işlemi, tasarrufî değil, borçlandırıcı bir işlemdir. Taahhüt eden, taahhüdünden vazgeçebilir. Ama taahhütleri yerine getirmek gelenek hâlindedir.

Taahhütleri yerine getirme, devletlerarası bir hukuk kuralıdır.

Taahhüt seneti: Kontrat.

Tahahütlü mektup: Her hangi bir yanlışlık veya kaybolma ihtimâlinin önlenerek, mektubun gideceği yere emniyetle gitmesinin sağlanması. İki çeşit taahhütlü mektup vardır: a) Taahhütlü: Bunda ayrıca bir fiş doldurulmaz. b) İâdeli taahhütlü: Ayrıca bir fiş doldurulur. Doldurulan bu fiş alıcı tarafından imzalandıktan sonra, gönderene geri gelir. İâdeli taahhütlü posta ücreti daha pahalıdır.

TABAN FİYAT NEDİR, TABAN FİYAT ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ,

Mal veya hizmet için devletçe konan en düşük satış fiyatı. Tespit edilen fiyatlardan daha aşağı satışlar yasaklanır. Buna mukâbil bu fiyatın üstünde satış yapmak mümkündür. Bu çeşit fiyatlardan gâye genellikle üreticileri korumaktır. Tek alıcının bulunduğu durumlarda (monopsoncu) düşük fiyatlarla mal alışını önleyebilmek için devlet çok defâ taban fiyatları üzerinden büyük ölçüde alımlar yapar. Âdil fiyat, malın üretimi için harcanan masraflardan ibârettir. Piyasa fiyatını, mâliyet masrafları seviyesine getiren unsur ise yalnızca serbest rekâbettir. Her zaman ve her ekonomide devletin serbest rekâbeti sağlayabilmesi mümkün değildir. Zîrâ serbest rekâbet ancak, arzın talebe veya talebin arza kolaylıkla uyabilmesi ve piyasada çok sayıda satıcının bulunması hâllerinde söz konusu olabilmektedir. Onun içindir ki, arz ve talep kânunu sağlam temellere dayandırılmıştır. Günümüzde serbest rekâbet rejimini sağlayabilmenin imkânsızlığı veya büyük ölçüde zorluğu devletin fiyatlara müdâhalesini gerekli kılmaktadır. Bu bakımdan kahve, tütün, fındık, üzüm, ayçiçeği gibi maddelerde devletin taban fiyatları üzerinden destekleme alımları yaptığı görülmektedir.

Tavan fiyat (Tavan narhı): Mal veya hizmet için devletçe konan en yüksek satış fiyatı. Satıcıların tespit edilen fiyattan daha yukarı bir fiyat talep etmeleri yasaktır. Tavan fiyatlarının asıl gâyesi tüketiciyi korumaktır. Bu cins fiyat müdâhalesine daha çok enflasyon ve savaş yıllarında rastlanır. Tavan fiyatları hükümet, belediye, meslekî kuruluşlar tarafından belirlenebilir. Tavan fiyatları politikasını, çok sayıda ve dağınık satıcı zümrelerine uygulamak zordur. Bu durumda arz ve talep dengesi bozulur, satıcıların denetiminin imkânsızlığı sebebiyle karaborsa piyasası denilen, malların tavan fiyatından daha yükseğe satıldığı bir piyasa ortaya çıkar. Bu da tavan fiyatlarını gâyesine ulaştırmayıp, ters şekilde sonuçlandırmaktadır. Fakat az sayıda büyük firmalar karşısında tavan fiyatlarının uygulanması kolay olmaktadır. Günümüzde ilâç, şehirlerarası ulaştırma tarifelerinde hükümetlerin tavan fiyatlarını belirledikleri görülmektedir.

Eskiden İslâm hukûkunun tam uygulandığı devletlerde taban ve tavan fiyatı tespiti, narh (fiat) konması uygulaması mecbur olmadıkça yapılmazdı.

Eshâb-ı kirâmdan Enes bin Mâlik buyuruyor ki: Medîne-i münevverede pahalılık oldu. “Yâ Resûlallah fiyatlar yükseliyor bize kâr haddi koyunuz.” denildi. Peygamber efendimiz:

“Fiyatları koyan Allahü teâlâdır. Rızkı genişleten, daraltan, gönderen yalnız O’dur. Ben Allahü teâlâdan bereket isterim.” buyurdu.

Yalnız esnafın hepsi fiyatları fâhiş olarak arttırdığı ve millet zarar ve zulüm görür hâle geldiği zaman hükümetin tüccarlarla görüştükten sonra, uygun narh (fiyat) koyması gerekli olur. Bu karara da bütün Müslümanların uymaları şarttır.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.